19 Ekim 2017 Perşembe

Bir İrlanda Türküsü

Bir adamın katetmesi gereken ne kadar yol var?
Ona adam demeniz için.

Ve kaç deniz aşmalı beyaz bir güvercin?
Kumlarda uyumadan önce.

Ve top gülleleri kaç kez atılmalı?
Sonsuza dek yasaklanmalarından önce.

Küçük travma

Neyse işte...
En azından bu sene belediye iyi çalıştı.
Yan yana oturup sustuğumuz bankı kaldırıp götürdüler...

Şiir ne oyunu?

Şiir, bir kaybeden kazanıyor oyunudur ve gerçek şair kazanmak için hep kaybetmeyi seçer.

Sersem Bob

Bob  Dylan'ın bir arkadaşı onun için: "Tanrı onun omzuna dokunmak yerine kıçına tekmeyi basmıştı . Bütün ilhamı buradan gelir" der.

Bob'a dediler ki ilk tanışmalarda davranışınız ne olur?
O da dedi ki onları sevmem olur biter.
x

5 Ekim 2017 Perşembe

There she goes

There she goes again Racing through my brain And I just can't contain This feeling that remains
She calls my name.

Link mink: https://www.youtube.com/watch?v=68MKLkNSMN4

İnsan psikolojisinden anlayan bir arkadaş.



İnsan psikolojisi ilginçtir. İnsanlar sadece sevdikleri şeyleri olduğundan daha güzel hatırlar. Ve bazen çok abartırlar.

İmza: İnsan psikolojisinden anlayan bir arkadaş.

Not: fotoğraftaki sahnenin geçtiği filmin adını sormayan oldu. Sorma, bu filmi bilmiyorsan, sağdaki çarpıya bas falan.

Sami mi miyet?


Mezelerin bitmedigi bir icki masasinda samimiyetten soz edilemez

Ne asıl gittiler?


geldi da geri gittiler..



Bak okuyucu, bu 2000'ler kafasındaki blogu okuyan şanslı altı kişiden birisin.

aslında şanslı manslı değilsin. yani bence de okuma.

Esas playlist

Söyleyecek çok şey, küfür edecek daha çok sistem var.

Ama bu playlist dursun bakalım buralarda...


Link mink: https://www.youtube.com/playlist?list=PL2UUgiJGTAFt8g9Rl26scGya_rrR2LYPk

Ayrıca ayrıca ayrıca Sinéad O'Connor'ın Sinéad O'Connor olduğu zamanlar...



30 Eylül 2017 Cumartesi

Diogenes


Bir köylü: "Üstat, insanlar neden dilencilere, körlere, topallara sadaka verirler de filozoflara vermezler?''
Diyojen: ''Çünkü o sadaka verenler günün birinde kör, topal, fakir olabileceklerini düşünürler ama filozof olabileceklerini akıllarından bile geçirmezler.''

Devrimci vs. aydın vs. burjuva


Gençler, öğrenciler devrimcilik yapınca kimse onları ciddiye almaz. "devrim gerekirse onu da biz yaparız siz gidin ders çalışın" derler. öte yandan o öğrencilerin çoğunluğu da okulu bitirip para kazanmaya başlayınca mülkiyetin paylaşımından vazgeçer. 70'lerin 80'lerin, 90'ların deneyimleri bu gibilerle doludur. tıpkı kürkü olmayıp içeri alınmayanların sistemi eleştirmesi, kürkü olup içeri girenlerin ise sistemden gayet de memnun olması gibi bir durumdur bu. nasrettin hoca ise kürkü olup da sistemin yanlışlığını unutmayandır. aydın (içeri alınmadığı için haklı olarak küfreden kürksüz) ile filozof (nasrettin hoca) arasındaki fark da budur.

23 Eylül 2017 Cumartesi

Değişik bir çirkenleme

Her zamanki yerinde
tek başınaydı
yine erken başlamıştı.
Ayaklarını titretirken
masanın desenini
ezberlemeye çalıştı yine...
***
Patlak damarları olan, 
artık nereye bakacağını bilemeyen  gözler...
Sigara ve alkolun vücuda sinen ekşi kokusu...
Ve bunlara ek olarak
kalın yıpranmış ama kendinden emin bir ses...
Azca ve sarı dişler
ama dolu dolu anılar...
Muazzam bir sohbet...
***
Ama bence "dolu insan"ın tanımı
söyleyeceklerinin şeylerinin sayısı
dişlerinin sayısından fazla olmasıdır.

Unicornlar

Aklıma gelmişken
unicornlar neden içer?
efkarlanır nereye işer?
neden mutsuzlar?

21 Eylül 2017 Perşembe

Asfalt

Bilmem kaç sene oldu  Zaman geldi geçti  Beraber çokça geçtiğimiz o toprak yola  Asfalt bile döküldü  Kim bilir bu yeni yolda kaç kuş öldü ...